MUTLU OLMAK İSTİYORUM..!!

Kendine engel görünmez zincirlerin var biliyorum..
Bizler görmüyoruz zincirleri, gördüğümüz şey adım atamaman, An”da olamaman, varken yokluğun, bedeninin ısınamaması, gözlerindeki ışığın karanlıktaki kayboluşu..
Ne yapayım?
İhtiyacın olan tek şey kendini affetmek.. Kendine kestiğin faturaların can yaktığı günlerde mutlu olmayı yasakladın ya kendine.. Unuttun mu? -Hayır, haketmiyorsun!! Kime göre hak edilir mutlu olmak.. Seratonin senin içinde.. İzin ver sağlıklı salgılansın..
Ne sen biri için mecburi istikametsin ne de başkası senin için..
0. gününde yanında kim vardı.. 90 yanında kim olacak.. Kaç yılını kendinden habersiz geçiriyorsun şöyle dön bir bak.. Ruhunu kaybetme, esaret ruhun işidir.. İzin ver kendine! Affet!
Başkasını affediyorsun, belki af da diliyorsun.. Peki kendine olan kızgınlığın.. Kendinle olan kavgaların?
Bedeninin sesini duymaman?
Onu hor kullanman..
Boynun, omzun, sırtındaki kulunçlar. Rüzgardandır rüzgardan diyorsun.. Zihninde ne kadar kilitliyse /dirençliyse mutluluğa – nefes alışın, rahatlık kavramın, iç huzurun.. Onlar da o kadar rahat işte.. İzin ver kendine..
Sev kendini..
Senin parmak izin bir başkasında yok..
Hastalıklı sevgilerin adına aşk konulan günler yaşamak trajik olduğu kadar seni besliyor biliyorum. Gerçek sevgi güzellik katabilmektir. Sevdiğin neyi seçerse saygı duyup, yoluna bakıp, saygı ile hatırlayabilmektir. Fatura varsa: Dikkat (!) Enfeksiyon oluşmuş, eşeledikçe kirletiyorsun, elleme..
İzin ver yaran iyileşsin..
İzin ver nefes al..
İzin ver affet kendini..
Sonrası zaten hormonların işi..

Kategoriler: Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir